Slush bu yıl ilk kez İstanbul’daydı. Finlandiya çıkışlı bu yapı, yıllardır girişimcilik ekosisteminin referans noktalarından biri. İstanbul edisyonu ise Türkiye’deki hareketin artık daha görünür ve daha bağlantılı bir noktaya geldiğini gösterdi. Novus olarak biz de oradaydık. Gün boyunca olan bitene baktığında aslında tek bir şey netleşiyor. Girişimcilik lokal bir oyun değil. Fikirler, sermaye ve teknoloji aynı anda birden fazla yerde akıyor. Slush gibi buluşmalar da bu akışın somutlaştığı alanlar. Sahne tarafında Egehan, Dot’u anlattı. Çoklu model ve ajan yapılarıyla çalışan, iş akışlarını tek bir sistem altında toplayan bir yaklaşım. Mesele sadece otomasyon değil; karar alma ve operasyonun birlikte yeniden tanımlanması. Agentic AI dediğimiz şey de tam olarak burada konumlanıyor: araştırma ile gerçek dünya arasında çalışan bir katman. Benim tarafımda ise gün daha çok ikili görüşmelerle geçti. Yatırımcılar, kurucular ve farklı ekiplerle konuşurken aynı şeyi tekrar tekrar görüyorsun: AI artık bir trend değil, doğrudan rekabet avantajının kendisi. Bu yüzden konuşmaların odağı da teknoloji değil, onun nasıl ölçekleneceği. Slush’ın İstanbul’a gelmesi bu açıdan önemli. Çünkü mesele sadece bir etkinlik değil, ekosistemin geldiği seviyeyi kanıtlar nitelikte. Türkiye'de girişimcilik ekosistemi tüm aktörleriyle her yıl fazla temas, daha fazla hız ve daha fazla bağ kuruluyor.
Sanıyorum devamı gelecek.